Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
Reklam
Ergene'de yalana ve Trakya'da talana son denilerek çarpık sanayileşme ve kirlilik protesto edildi
Lüleburgaz’da Termik Santralleri Protesto Yürüyüşü Kırklareli'nin Lüleburgaz İlçesinde Trakya'da kurulması planlanan termik santralleri protesto etmek için bir araya gelen yaklaşık 1500 kişilik kalabalık, yağmur yağışı altında protesto yürüyüşü düzenledi....

facebook-paylas
Tarih: 11-04-2016 00:08
Ergene'de yalana ve Trakya'da talana son denilerek çarpık sanayileşme ve kirlilik protesto edildi

Reklam

BÜTÜN SALDIRI BURADA DOĞAYI YOK ETMEK YERALTI KAYNAKLARINA GİRMEK

   Kırklareli’nin lüleburgaz ilçesinde, Trakya Mücadele Platformu tarafından "Ergene’de yalana, Trakya’da talana son" mitingi düzenlendi.
Saat 14.00’de Lüleburgaz Hükümet Konağı önünde toplanan katılımcılar buradan, "Ergene’de yalana, Trakya’da talana son" ve "Sermaye, elini Trakya’dan çek" sloganları eşliğinde, gruplar halinde mitingin yapıldığı Kongre Meydanı’na yürüdü.
Lüleburgaz’da yer yer şiddetini arttıran sağanak yağışa rağmen yürüyüşe ve mitinge Trakya’nın farklı il ve ilçelerinden birçok vatandaş katıldı.

ÇEVRE KİRLİLİĞİNE ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN DUR DEMEMİZ GEREKİYOR’

  Ergene’de hiçbir çalışma yok.  Talan daha da arttı, süreç daha  da  kötüleşti. Çevre ve Sağlık Komisyonunda olduğum için  yapmış  olduğum çalışmalarda bugüne kadar çevre ve sağlıkla ilgili 100’e yakın  önerge var. Edirne Tıp Fakültesi’nde bir çocuk karaciğer kanseri olarak  dünyaya geldi 1.5 aylıkken teşhis edildi, 3.5 aylıkken hayatını kaybetti.  Bu gibi hastalıkların hepsinin çevre kirliliği İle ilişkilendirildiğini  düşündüğümüz hastalıklar. Artık çevre kirliliğine çocuklarımızın  geleceği için dur dememiz gerekiyor. Talan derken,  Kırklareli’nde  bizim su kaynaklarımız Istrancalar. Istrancalar’da şu an 81 tane taş 

ocağı mevcut. Bu ocaklar dinamitlerle patlatıldığı zaman su kaynakların 

 yönü değişiyor ve Ergene temizlense de bize gelen temiz su yok.  Gelinen noktada maalesef artık 16 köyümüzün sularına arsenik var.  Trakya’da asıl amaç, bizim için yerimiz ne kadar değerliyse, sermaye  için emperyelizm içinde yerin altı o kadar değerli. Trakya’nın yeraltı  maden kaynaklarıyla zengin bir yapıya sahip. Fakat Istrancalar,  longozlar tarım arazileri olduğu sürece bu yerin altına giremiyorlar.  Bütün saldırı burada doğayı yok etmek, çünkü artık onlar  insanı önemsemiyorlar.

Ergene, Istranca dağlarından doğan derelerin birleşmesiyle oluşan bir akarsu. Ve Ergene, Trakya Ovası’nı boydan boya geçerek, Meriç ve Tunca nehirleriyle birleşerek, Enez’de, Ege Denizi’ne dökülüyor. Trakya toprakları, ‘birinci sınıf tarım arazisi’ olarak biliniyor. Ayçiçeği, buğday, pancar, çeltik, sebze, meyve, Trakya’da yetiştirilen ürünlerin başında geliyor. Ergene, Trakya’daki plansız sanayileşmenin, 

kapitalizmin sömürücü, yağmacı ve talancı niteliğinin sonucu, bugün, zehir nehri haline geldi. Trakya’da çevre kirliliğinin sembolü oldu. Ancak Trakya’da talan, bununla sınırlı kalmıyor. İğneada’ya yapılmak istenen nükleer santral, Tekirdağ çevresine yapılmak istenen termik santral, Trakya’daki derelerin İstanbul’a taşınması, halen işletilen taş ocakları, uygunsuz yerlere kurulan çimento ve kireç fabrikaları, 

Trakya’yı bir çevre felaketine doğru sürükleyecek girişimler olarak sayılabilir. Halkın, bu yağma ve talana karşı, çok yoğun bir tepkisi var. Bugün yapılan yürüyüş ve mitingde atılan sloganlarda, taşınan pankartlarda bu tepki çok net olarak görüldü. Yoğun yağışa rağmen bu kadar bir kalabalığın toplanması gösteriyor ki, Trakya’yı yağma ve talan etmek isteyen güçlerin işi bir hayli zor gibi!



HABER VİDEOSU





Bu haber 3909 defa okunmuştur.

Reklam

YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Reklam
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
Reklam
YUKARI