Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
Reklam
Pehlivanköy - Pavli Tarihine genel bakis
Kırklareli’ nin bir ilçesi olan Pehlivanköy merkez 50 km uzaklıkta bir yerleşim yeridir. Cumhuriyet dönemine kadar adı PAVLİ Kasabası olarak anılmıştır.Cumhuriyet ile birlikte yeni isim arayışları içinde Deliorman’ın meşhur pehlivanlarını unutmamak için adı Pehlivanköy olarak değişmiştir.

facebook-paylas
Tarih: 28-10-2014 00:10
Pehlivanköy - Pavli Tarihine genel bakis

Reklam

Pehlivanköy Cumhuriyet döneminde de adına yarışır şekilde Kırkpınar başpehlivanları çıkarmıştır.

Pehlivanköy’ ün çok eski bir tarihi geçmişi olmasına rağmen, bizim için tarih 1877 yılından sonra başlamıştır. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (namı diğer 93 harbi) acı bir hezimetle sonlanınca Balkanlar’ dan kanlı göç başlamıştır. Bir tarafta Rus Ordusu, diğer tarafta  Balkanlarda desteklenen çeteler Türk Köylerine karşı saldırılara geçer. İnanılmaz acı hikayeler yaşanır. Balkanlara hoşgörü ve huzur getiren Türkler inanılmaz bir soykırım ile yok edilmeye çalışır. Artık tek hedef İstanbul’ a doğru kaçıştır.

Deliorman civarında yaşayan ve etrafı çevrilen Pomak köyleri için kaçma şansı da kalmamıştır. Yok olmak, katliama uğramak ve yaşamak arasında ki seçimi köylerini savunma yönünde verirler.. Pomak köyleri inanılmaz bir direniş gösterir, Osmanlı Ordusu’ nu perişan edip İstanbul Yeşilköy önlerine kadar gelen Rus Ordusu, işgal içinde kalan etrafı çevrilen Deliorman ve Rodoplar’ daki Pomak köylerinde bozguna uğrar. Pomaklar  bir adı Pomak Timraş Cumhuriyeti olan, RODOP TÜRK CUMHURİYETİ’ ni kurarak bu coğrafyada 8 yıl direnirler. Ancak Rus Ordusunun yapamadığını Osmanlı yapar ve Rodop Türk Cumhuriyeti 8 yıl yaşadıktan sonra yeni kurulan Bulgaristan Krallığı ile birleşir.

1912 yılında yeniden başlayan ve adına Balkan Harbi dediğimiz savaş Balkanlarda yeni kıyımlar ve göç olaylarına sebep olur. Son zamanlarını yaşayan Osmanlı Balkanlarda ki harekete dayanamaz ve Bulgar Ordusu karşısında yenilir. Bulgarlar 1877-78 yılında yapamadıklarını bu defa yapmakta kararlıdır. Balkanlarda yeniden bir Türk katliamı ve acı göçler başlar. Kaçıp kendini Anavatan’ a atabilenler şanslıdır. Yeniden çember altına alınıp yok edilmek istenen Pomak köyleri ise Rodoplar  da tekrar direnişe geçer. Batı Trakya Cumhuriyeti adı altında yeni bir devlet kurulur. Devlet bayrağını ve parasını basarak tarih sayfalarında yerini alır. İkinci Cumhuriyet denemesi 45 gün gibi kısa bir süre hayatta kalmayı başarır.

İki büyük savaş verip, iki Cumhuriyet kuran Deliorman Pomakları son çare olarak Anavatan’ a gelirler. Pehlivanköy ve civar köylerine yerleşen Pomaklar artık buralarda kalmakta kararlıdır. buradan öteye gidecek köy yok, diyerek Pehlivanköy ve civar köylerini kendilerine yaşam alanı olarak seçerler ve hayat kaldığı yerden yeniden başlar.

 

Pumak olarak adlandırılan Pomaklar Bulgaristan’ da Rodop Dağları ve Deliorman civarlarında yaşamışlardır. kurdukları kasabalar hep P harfi ile başlaması dikkat  çekicidir. Pavli-Plevne-Prilop-Provadya-Paragişte gibi. Son geldikleri yörenin adının da P ile başlayan Pehlivanköy olması ilginç bir tesadüf olabilirmi acaba.?

PAVLİ KÖPRÜSÜ

Pehlivanköy ve civar köylerinde hayat 1877 ve 1912 den sonra başlamıştır. Köyün yaşlıları dedelerini göç hikayelerini yeni nesillere anlatmaya devam ederler.

Pehlivanköy tarihi her ne kadar bizim için 1912 den sonra başlasa da daha öncede orada yaşanan hikayeler ve hayatlar vardı. Bugün Pehlivanköy’ ün olan ve adını veren PAVLİ KÖPRÜSÜ’ nün ilgin hikayesi hepimizin ilgisini çekecektir. Hikayeyi emekli öğretmen Hasan Tahsin Köksal’ dan dinledik.

Hırıstiyanlığın ilk yıllarında Roma’ nın zulmünden kaçanlar Kırklareli ve civarına yerleşirler. Ancak Ergene nehrinin iki yakasına yerleşenler için kışın nehirden geçmek hayli zor olmaktadır. Ergene nehri o yıllarda tertemiz ve çılgın akmaktadır.Hele kışın geçit vermez haldedir. Ergene Nehri üzerine köprü yapmak üzere Pavli usta ve iki kardeşi çalışmalara başlar. Ancak azgın akan sular köprü ayaklarını alıp götürmektedir. Köprünü iki yakasını bağlayacak ayaklar bir türlü yapılamaz. Köyün bilgeleri “İLAHLAR KURBAN İSTİYOR” diye karar verirler. Ancak bu kurban insan olacaktır. İşte hikayenin acı ve ilginç kısmı burada başlar. Pavli usta ve iki kardeşi aralarında karar verirler.” Yarın köprüye ilk kimin eşi yemek getirmeye gelirse kurban o olacaktır. Bu karar eşlere kesinlikle söylenmeyecektir.” Pavli usta sözünü tutar ve eşine söylemez. Ancak diğer iki kardeş sözlerini tutmazlar. Durumdan habersiz olan Pavli usta’ nın eşi köyden köprüye doğru gelmeye başlar. Yoluna bir yılan çıkar, yılandan korkan kadın yemeği döker. Koşarak eve gelip yeniden yemek alır. Bu defa çok şiddetli bir fırtına eser ve yine yemek dökülür. Üçüncü defa evden yemek alıp gelen kadın için artık yapacak bir şey yoktur. Pavli usta ilahların isteğini yerine getirir ve eşini kurban eder. Köprünün ayağında  kurban için açılan çukura Pavli usta yüzüğünü düşürür ve kadından almasını ister. Kadın yüzüğü almak için  suya eğilince hazırlanan kapak üzerine kapanır. Kadın önce bunun bir şaka olduğunu zanneder ve Pavli’ ye yalvarmaya başlar.” Yapma Pavli, beşikte çocuğum var, sallanacak, mutfakta hamurum var kabaracak” Pavli usta gözyaşları içinde karısına cevap verir “ çocuğun beşiğini rüzgar sallar, kabaran hamur ise kime nasipse onun olur” der ve karısının kurban edilmesini engelleyemez.

O günden sonra her yıl ani gün ve saatte Pavli ustanın karısının “ pavli pavli pavli” diye bağıran sesi duyulmaya başlanır. Hikaye yıllarca anlatır ve bu köprünün ve köyün adı PAVLİ olarak anılmaya başlar.

BİR BAŞKA EFSANE

Bir başka efsaneye göre ise Pavli ismi, hırıstiyanlığın ilk yıllarında yörede faaliyet gösteren Aziz Paoulus taraftarlarının kurduğu PAVLİ TARİKATI’ ndan geldiği yönündedir. Aziz Paoulus bu yörede yaşamıştır ve oldukça fazla taraftarı vardır.

Pehlivanköy’ ün bir başka ilginç tarafıda 2 km uzakta bulunan ve yalnız kalmış olan asırlık meşe ağacıdır. Bu ağacı, (tahmini fiziki yaşı 300) yıllardır orada kimse fark etmemiş, ta ki  Yaprak Dökümü’ nün yönetmeni görene kadar. Tesadüfen oradan geçen yönetmen ağacı görür ve resimlerini çeker. Bu resimler dizinin jeneriklerinde gösterilmeye başlayınca ağaç meşhur olur. Ağacın altında Ali Rıza Bey’ in asılma sahneleri de çekilmiştir. Ancak dizinin gidişine göre senaryo değişmiş ve Ali Rıza Bey diziye İstasyonda bir vagondan selam vererek veda etmiştir.  Şimdilerde Pehlivanköy’ e gelen her ziyaretçi muhakkak bu ağacı ziyaret eder ve altında fotoğraf çektirir.

Pehlivanköy, 93 Harbi ve Balkan Harbi hikayeleri ile, Pavli Ustanın  karısının Ergene’ nin  sularında yankılanan sesi, Ali Rıza Bey’ in ağacı ile  içinde daha kim bilir nice hikayeler ve efsaneler gizli ,bir güzel

Kaynak : Sarantalı Köylüm web sitesi

Bizi  Facede sosyal Medyada Takip edin.Pomaklar hakkinda her seyden an itibari ile  Haberiniz olsun ..  Pomakbülteni Haber Portalı.

 




Bu haber 3080 defa okunmuştur.

Reklam

YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Reklam
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
Reklam
YUKARI