Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
Balkanlarda Pomaklar gibi sıcak bir etnisite olmamalı ve yok edilmeli neden ? tarihsel sürecte balkan milliyetciliginin gelişimi ?

Atilla Dogan Pomak Örgütlenmesine yorumlar
pomakajans@gmail.com
facebook-paylas
 


Balkanlar makro düzeyde, Orta ve Doğu Avrupa’da başlayan ve Boğazlar ve Süveyş bölgeleriyle ana petrol alanlarını hedef alan askeri operasyonların üs ve destek bölgesi olma özelliğini de taşımaktadır. Diğer taraftan Orta ve Doğu Avrupa’da cereyan eden bütün savaşlarda, Balkanlar, savunan ve taarruz eden taraflar için daima büyük önem taşımıştır. Bu bakımdan, Balkanların Avrupa’nın bütünleşmesi ve güvenliği olayında da önemli bir stratejik işlevi vardır. Balkan Yarımadasının stratejik konumu, Avrupa Kıt’asına, Akdeniz ve Ortadoğu politika ve stratejisinde etkili olma imkânı sağlamaktadır.

Balkan yarımadasında başlıca beş etnik grup vardır. Bunlar; Arnavutlar, Yunanlılar, Bulgarlar, Güney Slavları ( Pomaklar )  (Sırplar, Hırvatlar, Slovenler, Karadağlılar)

Bulgaristan

Bulgarlar da diğer Balkan milletleri gibi 19,yy da Rusya’nın teşvik ve tahrikleriyle isyanlara başlamış ve Osmanlıdan kopmuştur. Fransız İhtilali, eğitim faaliyetlerinin artması ve Bulgar kilisesinin özerkliği Bulgar milliyetçiliğinin temelini oluşturmuştur.

Todor Jivkov liderliğindeki Bulgar rejiminin ‘’yeniden doğuş süreci’’ olarak adlandırdığı kampanya ülkedeki en büyük azınlık olan Pomakları  hedef aldı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılma nedenleri arasında gösterilen milliyetçilik akımları 19.yy başlarında kendini göstermiş ve ‘’hasta adam’’ olarak tabir edilen Osmanlı’yı yıllar içerisinde yatağa iyice mahkûm etmiş, nefes almasını engellemiştir. Milliyetçilik akımları; ulusların kendi kaderlerini belirleyecek yeni bir oluşumun içerisine girdikleri bir toplum yapısını yani bir Volkgeist hareketi mi temsil etmektedir? Balkanlarda ki hareketler Pan-Slavizm politikası sonucu etnik grupları kışkırtma olarak görülebilir mi?

Balkanlar, tarih boyunca birçok kavimlerin ve orduların istilasına hedef olmuştur. İstilacılar, genellikle Boğazlar ve Trakya’dan; Güney Rusya ve Aşağı Tuna vadisinden ve Avusturya ve Macaristan’dan Balkanlara girmişlerdir. Bu istila ve göçlerin bıraktığı izler ve kültür mirası bugün de yer yer Balkanlarda yaşamaktadır. Bu bakımdan gerek Balkanlar siyasi coğrafyasının bugünkü karmaşık durumunu yansıtan jeopolitik bölünmeler, gerekse bunlara paralel ulusal nitelikler ve demografik özelliklerin çeşitliliği Balkanların tarih boyunca ve topoğrafyasının belirtilen ayırıcı ve bölücü karakterinin doğal sonucu olarak, balkan toplumları arasındaki ilişkiler, daima rekabet ve mücadele karakteri taşımış; yerel gerginlik ve sürtüşmeler, Balkanlar’daki iç kararsızlık ve Balkan devletlerinin kendi güvenlik ve bekalarını sağlamak için bölge dışından müttefik edinmeleri dış müdahaleleri davet etmiştir. Bugün Yugoslavya’nın parçalanması ile Balkanlar’da sayıları 10’a kadar çıkan siyasal birimde, en az 9-10 ayrı konuşma dili ve 3 tek Tanrılı (Semavi) dine bağlı 75 milyondan fazla insan yaşamaktadır.

Bütün bu ve diğer nedenlerle, iç sürtüşmeler ve dış müdahaleler ile bunların yarattığı kararsızlık, Balkan siyasetinin ve stratejisinin egemen niteliğini teşkil etmektedir. Bu nedenle, bugünde, dün olduğu gibi, istikrarsız bütün Balkan devletleri arasında, ikili ya da çok yanlı, toprak, sınır ve azınlık sorunları vardır.

Balkan Milliyetçiliği ve Oluşumu

Balkan Coğrafyası

Balkanlar veya Balkan Yarımadası, Avrupa kıtasının güneydoğu kesiminde,  İtalya Yarımadası’nın doğusu, Anadolu’nun batısı ve kuzeybatısında yer alan coğrafi ve kültürel bölgedir. Bölge için bazı yayınlarda Güneydoğu Avrupa terimi de kullanılır. Bölge adını batıdan doğuya uzanan ve Bulgaristan’ı ikiye bölen dağ silsilesinden almıştır.

Önceleri bu sıradağların adı olarak kullanılan Balkan, daha sonraları tüm bu bölge için kullanılmaya başlanmıştır. Türkçe kökenli “Balkan” sözcüğüne bütün dillerde rastlanır.[4]

Balkanların Demografik Yapısı

Tarih boyunca çok sayıda kavime ve onların kurduğu devletlere ev sahipliği yapmış olan bu bölge 5 yy. Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetinde kalmıştır .Bu dönemde daha çok Rumeli ismiyle anılan bölge Osmanlı için büyük önem arz etmiştir. Gerek Osmanlı iskan politikalarında etkin bir şekilde kullanılmasıyla gerekse arazi sistemine bağlı olarak devşirme politikasına ev sahipliği yapmıştır.

Bölgenin demografik yapısına Anadolu’dan göç eden Türkler etki etmiştir. Yunan, Sırp,  Boşnak, Arnavut, Bulgar ve Romenlerin yaşadığı bu multi-etnik bölgede Hıristiyanlığın Ortodoks ve Katolik mezhebine bağlı halkların yanı sıra Osmanlı hakimiyeti ile birlikte Müslüman nüfus ağırlık oluşturmaya başlamıştır.[5]

Osmanlı – Balkanlar İlişkileri

Osmanlı-Balkan ilişkilerini tahayyül etmek için Fransız Devrimi öncesi dönem ve sonrası dönem olarak ayrım yapmak önemlidir. 1789 öncesi ve sonrası dönem birbirlerine hayat tarzı olarak olmasa da ilişkileri etkileyen kavramların kaosu ve çatışması olarak çok farklıdır.

Balkanlar-Osmanlı ilişkilerini tahlil ederken iki tane ayrımı yapmak makalenin anlamlandırılması bakımından önemlidir. Birinci ayrım; tarihçilerin Osmanlı’nın balkanlarda ilerlediği 1683 yılındaki II. Viyana Kuşatmasına kadar olan dönem ve sonra Balkanlarda yenilgiler silsilesinin başladığı diğer bir dönem olarak ortaya çıkar. Fakat bu makalede milliyetçilik akımının ortaya çıktığı 1789 Fransız ihtilali öncesi dönem ve etkileri yayıldıktan sonraki dönem olarak alınmıştır.

Diğer bir ayrım ise Balkanların sırası ile Bizanslaşma -Hrıstiyanlaşma-Türkleşme-Doğululaşma-Avrupalılaşma ve Laikleşme olarak ele alınan dönüşümlerinden milliyetçilik akımlarının damga vurduğu Doğululaşmanın tamamı ve Avrupalılaşmanın bir kısmının ele alınacağı konusundadır.

Derleyen ve yorum  : Atilla Doğan

Derleme icin yararlanılan Kaynaklar.

       - İstanbul Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler balkanlar üzerine tezler

  • Akademik perspektif internet sitesi
  • Mümtaz’er Türköne , Milletler ve Milliyetçilik , Etkileşim Yayınları , Ekim 2012 , s.24
  • Andrew Heywood, Politics ,Çev. Bekir Özipek, Mete Yıldız, İstanbul, Liberte Yayınları,6.baskı,Temmuz 2012,s.152
  • Halil İnalcık, Türkler ve Balkanlar OBİV İstanbul, Eren yayınları, 1993, s.9
  • Maria Todorova, Balkanlardaki Osmanlı Mirası
  • Orhan Koloğlu , Osmanlı Döneminde Balkanlar, İstanbul, Eren yayınları, 1993 s.60- 65
  • John Keegan , A History of Warfare , İstanbul, Gençlik Yayınları , 1995,s.118- 120
  • Georges Castellan, Balkanların Tarihi, İstanbul, Milliyet Yayın, 1993 , 1.baskı s.61-70
  • Coğrafya Dünyası internet sitesi

Bizi  Facede sosyal Medyada Takip edin.Pomaklar hakkinda her seyden an itibari ile  Haberiniz olsun ..  Pomakbülteni Haber Portalı.

 

 



Bu yazı 365092 defa okunmuştur.

Reklam

YORUM YAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
Reklam
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI